Günümüzün popüler piyasası olan Forex’in tarihçesini çoğu insan yeni olarak düşünse de, aslında trampa yani paranın bulunmasından önce insanların ellerindeki malları başka mallarla değiştirdiği takas ekonomisine kadar dayanıyor. Takas ekonomisi döneminde bir mal, karşılığında alınacak mala göre değer buluyordu. Daha sonra, paranın bulunmasının ardından ulusal ve uluslararası ticaretin artmasıyla, bir malın değeri parasal bir değerle ifade edilmeye başlandı. Bu durum, ülkeler arasındaki ticarette farklı ülkelerin para birimlerinin birbirleri karşısında değer bulması zorunluluğunu ortaya çıkardı.

Derken, 20. yüzyılda artan uluslararası ticaret hacmi, her ülke para biriminin altın fiyatlarına sabitlenmesi zorunluluğunu beraberinde getirdi. Fakat her ülke para biriminin altın fiyatlarına sabitlenmesi noktasında sistemsel nedenlerle oluşan zorluklar Bretton Woods antlaşmasının temellerini hazırladı.

Bretton Woods antlaşması

Ülke para birimlerinin hem altına hem de dolara sabitlendiği Bretton Woods anlaşmasına taraf olan ve ulusal para birimini altın fiyatlarına sabitlemeyi kabul eden ülkelerin paraları dolara göre fiyatlandırılmaya başlandı. Dolar, altın ile birlikte dönüştürülebilir tek ulusal para birimi olarak kabul edilmiş ve antlaşmayla beraber 1 ons altın = 35 dolar ya da 1 dolar = 0,88867 gr. altın olarak belirlenmiştir.

Antlaşma, bir ülkenin ihraç mallarına olan küresel talebin azalması, başka bir ülkenin arz-talep dengesini bozabileceği durumlarda, herhangi bir ülkeye, parasının dolar karşısındaki değerini değiştirme olanağı tanımaktadır. Bu tür dalgalanmalar için öngörülmüş olan devalüasyon ve revalüasyon oranı da antlaşmayla beraber yüzde 10 ile sınırlandırılmıştır.

Smithsonian antlaşması

Bretton Woods antlaşması’nın imzalanmasından sonra yaşanan gelişmeler ışığında 1971’de imzalanan Smithsonian antlaşması ile doların değeri yabancı ülke para birimlerine göre yüzde 8 oranında düşürülmüştür. Ancak, yapılan bu hamlenin ardından dolardaki devalüasyon oranının yetersiz olduğu ortaya çıkmıştır. Bu durumu ortadan kaldırıp, piyasaları tekrar düzene oturtabilmek için 1973’te dolar tekrar yüzde 10 oranında devalüe edilmiştir. Söz konusu hamlenin de yetersiz kalması sonucu 1-18 Mart 1973 tarihleri arasında döviz piyasaları kapatılmak zorunda kalınmıştır. 19 Mart’ta piyasaların yeniden açılmasıyla birlikte Asya ve Avrupa para birimleri dolar karşısında serbest dalgalanmaya bırakılmıştır. Söz konusu gelişme başlangıçta geçici bir düzenleme olarak düşünülse de, bu durum esnek kur sistemi olarak adlandırılan yeni bir dönemin başlangıcı olarak değerlendirilir.

Tüm bu düzenlemeler, döviz kurlarının serbestçe hareket etmesine imkan sağlayan esnek döviz kuru sisteminin ilk yapı taşlarıdır. Ülke para birimleri, diğer ülke para birimlerinden bağımsız bir şekilde alınıp satılabildiği günümüzde, bu durum Forex piyasasının etkinliğini ve derinliğini olumlu yönde etkilemektedir. Döviz paritelerinden uluslararası borsa endekslerine, uluslararası hisse senetlerinden emtialara kadar yüzlerce yatırım enstrümanın alınıp satılabildiği Forex piyasasındaki yatırım ve getiri fırsatlarından yararlanmak için alanında uzman GCM Forex’in internet sitesi www.gcmforex.com‘u ziyaret edebilirsiniz.

GCM Forex’den ücretsiz deneme hesabı açmak için buraya tıklayın.